Suriye'de Dönüşüm: Bir Yıl Sonra Yeni Bir Sayfa Açılıyor
Suriye'de Dönüşüm: Bir Yıl Sonra Yeni Bir Sayfa Açılıyor
Suriye'de 8 Aralık 2024 tarihi, Beşar Esad'ın babası Hafız Esad'ın 30 yıllık "demir yumruk" yönetiminin sona ermesinin ve rejimin devrilmesinin birinci yıl dönümü olarak kayıtlara geçti. Geçtiğimiz yıl yaşanan kutlamalardaki karmaşanın aksine, bu yıl başkent Şam'da daha kontrollü ve güvenli bir atmosfer hakimdi. Umayyad Meydanı çevresinde alınan sıkı güvenlik önlemleri, yeni polis araçları ve girişlerdeki kontrol noktaları dikkat çekti. Ülkenin geleceğine dair belirsizliklerin büyük ölçüde giderildiği, beklenen kapsamlı şiddetin ve yeni bir iç savaşın yaşanmadığı belirtiliyor. Mart ayında kıyı bölgelerinde ve haziran ayında Süveyda'da yaşanan olayların, yabancı müdahalelere rağmen sınırlı kaldığı ve sorumlular hakkında soruşturmaların sürdüğü ifade edildi. Yeni hükümet uluslararası alanda tanınırlık kazanırken, Ahmed el-Şara'nın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin terör listelerinden çıkarılması ve yaptırımların gevşetilmesiyle ekonomik göstergelerde iyileşme gözlemlendi.
Rejim Değişikliğinin Ardından Kritik Dönüm Noktaları
Diplomatik Adımlar ve Uluslararası Tanınırlık
Suriye'deki rejim değişikliği sürecinde, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Şam ve Riyad'a gerçekleştirdiği ziyaretler önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Bu temaslar, Arap ülkelerinin yeni Suriye yönetimiyle ilişkilerini yeniden şekillendirmesinde kilit rol oynadı. Bir diğer kritik gelişme ise ABD Başkanı Trump'ın Suriye'ye yönelik yaptırımları kaldırma kararını duyurması ve Ahmed el-Şara ile Riyad'da gerçekleşen ilk görüşmeydi. Bu adım, Türkiye ve Suudi Arabistan'ın diplomatik çabalarıyla hayata geçirildi.
Yerel Olaylar ve Entegrasyon Süreçleri
Haziran ayında Süveyda'da yaşanan olaylar, rejim değişikliği sonrası sürecin üçüncü önemli aşaması olarak görülüyor. İsrail'in Şam'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı ve Savunma Bakanlığı binalarına yönelik saldırılarının ardından Suriye ordusunun bölgeden çekilmesiyle Süveyda, fiilen Şam'dan bağımsız bir duruş sergilemeye başladı. Bu gelişmelerin, Şam ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki entegrasyon görüşmelerini olumsuz etkilediği kaydedildi. Mart ayında Ahmed el-Şara ve Mazlum Abdi arasında imzalanan entegrasyon anlaşmasının SDG tarafından henüz tam olarak uygulanmadığı ve belirlenen sürenin yıl sonunda dolacağı belirtiliyor. Bu durum, Şam'ın kutlamaların ardından SDG meselesine odaklanacağını gösteriyor.
Çözülmemiş Sorun: SDG Kontrolündeki Bölgeler
Suriye'de birçok alanda olumlu gelişmeler yaşanmasına rağmen, ülkenin doğu bölgelerinin hâlen Suriye Demokratik Güçleri (SDG) kontrolünde olması, çözüm bekleyen en önemli sorunlardan biri olarak öne çıkıyor. Üç yıldızlı Suriye bayrağında doğuyu temsil eden yıldızın simgesel anlamı da bu bölgenin önemini vurguluyor. SDF tarafından, Esad rejiminin devrilmesinin yıl dönümü kutlamalarının yasaklanması dikkat çekici bir durum.
Devrimin Birinci Yıl Dönümü Kutlamaları
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, devrik rejimin yıkılışının yıl dönümünde Emevi Camisi'nde "kardeşlik" mesajı verdi. Askeri kıyafetle camiye gelen Şara'ya bakanlar da eşlik etti. Cumhurbaşkanı, Suudi Arabistan'dan gelen ve üzerinde Kur'an-ı Kerim ayetleri işlenen Kabe örtüsünden alınan bir hediyeyi açtı. Konuşmasında, Mekke ile Şam arasındaki sevgi ve kardeşlik bağlarının güçlendiğini belirtti. Şara, devrimci ruhu ve savaşçıları anarak, "tüm ümmet için yeni bir tarih yazıldığını" ifade etti. Namaz çıkışında halk, Cumhurbaşkanı Şara'yı selamladı. Ülke genelinde 8 Aralık'ın Ulusal Bayram ilan edilmesi kapsamında çeşitli kutlama etkinlikleri düzenlendi. Şam'da askeri geçit töreni ve Emevi Meydanı'nda platform kurulumları yapıldı.
Halkın Gözünden Değişim ve Umut
61 yıllık Baas rejiminin devrilmesinin ardından Suriye halkı, özgürlüklerine kavuşmanın birinci yılını değerlendirdi. Hama'dan bir üniversite öğrencisi olan Ahmed Keyali, ülkede siyasi, ekonomik ve güvenlik alanlarında büyük değişimler yaşandığını belirtti. Memur maaşlarının önemli ölçüde arttığını ve yaşam koşullarının iyileştiğini vurgulayan Keyali, "Hamdolsun, fiyatlar, maaşlar ve genel yaşam koşulları eskisine göre çok daha iyi" dedi. Kimlik kontrolleri ve insanların taciz edildiği dönemin sona erdiğini belirten Keyali, durumun oturması için zamana ihtiyaç olduğunu ekledi.
"Eskiden Cehennemde Gibi Yaşıyorduk"
Beşar Esad rejimi döneminde hapiste tutulan ve devrimle özgürlüğüne kavuşan Halid Hüseyin, yaşanan değişimi "Eskiden cehennemde gibi yaşıyorduk" sözleriyle anlattı. Tutukluların serbest bırakılmasıyla annelerin yüreğine sevinç konduğunu belirten Hüseyin, artık baskı ve zulüm olmadığını, karakola gönüllü gidip sorun çözebildiklerini söyledi. Bu kurtuluşun en büyük mutluluk olduğunu ifade etti.
"Esad'ın Varlığı Umudun Yokluğu Demekti, Umut Yeniden Doğdu"
Yusuf es Sellum, en büyük değişimin artık umut dolu olmaları olduğunu vurguladı. Devrik Beşar Esad'ın varlığının umudun yokluğu anlamına geldiğini, şimdi ise umudun yeniden doğduğunu belirtti. İbrahim Sebahi de bir yıl içinde ifade özgürlüğünün geldiğini, insanların aklına geleni söyleyebildiğini, güvenlik ve umut olduğunu söyledi. Eskiden geleceklerinin olmadığını ancak şimdi her işte başarıya ulaştıklarını düşündüklerini ekledi.
"Devrim Bize Geleceğe Dair Işık Verdi"
Mutaz Keylani, 2011'den bu yana tam bir karanlık içinde olduklarını belirterek, devrimin kendilerine geleceğe dair ışık verdiğini söyledi. Durumun yaklaşık yüzde 90 değiştiğini, eskiden tek kelime konuşmaktan bile korktuklarını ancak şimdi korkunun kalmadığını ifade etti. Halepli Alaeddin Kubeysi, yurt dışına gidenlere ülkeye dönme çağrısı yaptı. Hizmetlerin düzeldiğini, benzin kuyruklarının bittiğini ve insanların rüşvet korkusuyla yaşamadığını belirtti. Ahlaki anlamda da büyük değişimler olduğunu ve daha iyiye gittiklerini sözlerine ekledi.
Geleceğe Yönelik Beklentiler
Bilgisayar mühendisliği öğrencisi Muhammed Bablis, Suriye'nin eskiden çok kapalı olduğunu, gelişim ve farkındalık olmadığını, özgürce konuşamadıklarını ve birçok şeyin yasak olduğunu hatırlattı. Ekonominin de kötü olduğunu belirten Bablis, şimdi fikirlerini rahatça dile getirebildiklerini ve seslerinin duyulduğunu söyledi. Gelecekte daha modern teknoloji, akıllı evler ve yükseköğretimde kapsamlı müfredat değişiklikleri, özellikle bilgi teknolojileri alanında gelişme beklediğini ifade etti. Diyana Humavi ise sadece konuşabilmenin bile bir başarı olduğunu vurguladı. İnsanların fikirlerini özgürce ifade edebildiğini ve kamu hayatına katılabildiğini, bunun çok güzel bir duygu olduğunu belirtti. Humavi, her şeyin gün geçtikçe daha iyiye gittiğini ve insanların hükümete daha çok tepki göstererek katkıda bulunmak istediğini söyledi. Elektrik ve diğer hizmetlerin iyileştiğine dikkat çekerek, sürecin daha da iyiye gitmesini umut ettiğini dile getirdi. Suriyeli gazeteci Celal Samsam ise Suriye'nin yeni bir ülke olarak yeniden inşa edilmesi gerektiğini, kurumlarda ve şehirde hızlı bir değişim olduğunu ve önümüzdeki yıllarda daha da iyi olmasını dilediklerini ifade etti.