TBMM'de Stajyer Öğrenciye Yönelik Taciz İddiaları: Sanıkların Tutukluluk Hali Devam Ediyor
TBMM'de Stajyer Öğrenciye Yönelik Taciz İddiaları: Sanıkların Tutukluluk Hali Devam Ediyor
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) bünyesinde staj yapan bir öğrencinin, lokanta personeli tarafından cinsel tacize uğradığına dair iddialar üzerine açılan davada önemli bir gelişme yaşandı. Ankara'da görülen davada, tutuklu bulunan dört sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilirken, tutuksuz yargılanan sanık hakkındaki adli kontrol tedbirleri kaldırıldı. Dava, 9 Şubat tarihine ertelenirken, yargılama süreci kamuoyunun dikkatle takip ettiği bir konu olmaya devam ediyor.
Olayın Detayları ve Şikayet Süreci
Olay, 2024-2025 eğitim-öğretim döneminde TBMM'de staj yapan D.K. isimli öğrencinin, Meclis lokantasında çalışan H.İ.G. tarafından cinsel tacize uğradığı iddiasıyla 4 Aralık tarihinde Ankara İl Emniyet Müdürlüğü'ne başvurmasıyla ortaya çıktı. D.K.'nin şikayetinin ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Soruşturma sonucunda hazırlanan iddianamede, olay tarihinde 18 yaşından küçük dört mağdur öğrencinin, TBMM'de staj yaptıkları dönemde Meclis lokantasında görevli Halil İ.G., Durmuş U., İbrahim B., Ramazan Ç. ve Recep S. tarafından tacize uğradıkları iddiaları yer aldı. Sanıklar hakkında, "Sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı" ve "Çocuğa karşı cinsel taciz" suçlarından toplamda 16 yıl 6'şar aya kadar hapis cezası talep edildi.
Sanıkların Savunmaları ve Mahkemedeki İfadeleri
Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar Halil İ.G., Durmuş U., İbrahim B., Recep S. ile tutuksuz sanık Ramazan Ç. ve taraf avukatları katıldı. Sanıklar, mahkemedeki ifadelerinde iddiaları reddetti ve savunmalarını sundu.
İbrahim B.'nin Savunması
14 yıldır Meclis'te çalıştığını belirten sanık İbrahim B., savunmasında WhatsApp üzerinden mesajlaştığı için pişman olduğunu ifade etti. Bir akşam canının sıkkın olduğunu ve bu nedenle sadece bir stajyer olan S.'ye mesaj attığını, fiziksel temasının kesinlikle olmadığını söyledi. Başka stajyerlerin numaralarının olmadığını belirten B., S.'ye karşı bir takıntısı olmadığını, sadece o anki ruh halinin etkisiyle mesajlaştığını dile getirdi. Hakimin, aşçıların stajyerleri kendi aralarında paylaştığı yönündeki sorusuna ise, sistemde her bölüme stajyer atandığını ve ustaların görevlendirme anlamında bu tür konuşmalar yapabildiğini, ancak bunun cinsel amaçlı olmadığını belirtti.
Durmuş U.'nun Savunması
Sanık Durmuş U. ise savunmasında, stajyerin sürekli telefonla ilgilendiğini ve verilen işleri yapmadığını, bu nedenle onu uyarmak amacıyla kolundan tuttuğunu söyledi. Cinsel bir saikin kesinlikle söz konusu olmadığını vurgulayan U., işin işleyişini sağlamak amacıyla böyle bir davranışta bulunduğunu belirtti. İnsan kaynaklarına şikayet edilmesinin ardından aralarında bir husumet olmadığını, sadece işi aksattığı için uyardığını ifade etti.
Recep S.'nin Savunması
38 yıldır Meclis'te görev yaptığını belirten Recep S., mağdur öğrencilerle bir samimiyetinin olmadığını söyledi. Bir veda etkinliğinde öğrencilerin toplandığını ve kendisinin de onlara "Allah'a ısmarladık, hayırlı olsun" dediğini, tokalaşma sırasında fısıldayarak özel bir şey söylemediğini iddia etti. Mağdurların aynı sınıftan stajyerler olduğunu ve bir şey peşinde olduklarını anlamadığını belirten S., iftira atıldığını savundu. Stajyer S.'nin göğsüne ve omzuna dokunmadığını da sözlerine ekledi.
Halil İ.G.'nin Savunması
Sanık Halil İ.G., üzerine atılan cinsel istismar suçunu kabul etmediğini ve hiçbir temasının olmadığını söyledi. D.K. ile stajdan sonra sohbet ettiklerini ve mesajlaştıklarını, bu mesajların taciz niteliği taşıdığını düşünmediğini belirtti. "Fıstığım, güzelim" gibi ifadeleri etrafındaki insanlarla konuşurken de kullandığını ve art niyetinin olmadığını savundu. "Hayatına benden başka kimse girmesin" mesajını arkadaşça bir ifade olarak kullandığını, herhangi bir fiziksel temasının olmadığını söyledi. D.K.'nin kendi rızasıyla aracına bindiğini ve araçta herhangi bir fiziksel temasının olmadığını, eve bırakma teklifinin de art niyet taşımadığını ifade etti. "Evli olmasam, çocuğum olmasa birlikte olur muyduk" gibi bir söz söylemediğini kesin bir dille reddetti. Attığı mesajların yanlış anlaşılma ihtimaline karşı silinmesini istediğini de ekledi.
Ramazan Ç.'nin Savunması
Tutuksuz sanık Ramazan Ç. ise savunmasında, stajyer A.'nın babasıyla tartıştığını söylemesi üzerine kendisine ve eşine ait IBAN aracılığıyla 500 TL taksi parası gönderdiğini belirtti. Daha sonra tekrar aradığında yine ihtiyacı olduğunu ve eşiyle birlikte para gönderdiklerini, eşinin de A. ile tanışıklığı olduğunu anlattı. Eşinin doğum yaptığında A.'nın kendilerine çiçek gönderdiğini de sözlerine ekledi.
Mahkemenin Kararı ve Sonraki Süreç
Tarafların beyanlarının ardından ara kararını açıklayan mahkeme, tutuklu 4 sanığın tutukluluk halinin devamına hükmetti. Tutuksuz sanık Ramazan Ç. hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasına karar verildi. Dava, yeni delillerin değerlendirilmesi ve eksikliklerin giderilmesi amacıyla 9 Şubat'a ertelendi. Bu davanın sonuçlanması, TBMM gibi önemli bir kurumda yaşanan bu tür olayların önlenmesi ve benzer durumların yaşanmaması adına kritik önem taşıyor. Bu tür olaylar, özellikle gençlerin çalışma hayatına adım attığı staj dönemlerinde güvenli ortamların sağlanmasının ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Benzer şekilde, KKTC'de trafik güvenliğini artırmak için akıllı ulaşım sisteminin devreye alınması gibi gelişmeler de toplumun farklı alanlarında güvenliğin sağlanması yönündeki çabaları gösteriyor.