Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Yaşamını Yitiren Hastanın Davasında İki Doktora Hapis Cezası Talebi

10.12.2025 By Hande Sevim Gundem

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Yaşamını Yitiren Hastanın Davasında İki Doktora Hapis Cezası Talebi

Geçtiğimiz yıl Bağcılar'da özel bir hastanede tüp mide ameliyatı olan Rojin Elveren'in operasyon sırasında hayatını kaybetmesiyle ilgili soruşturma tamamlandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, ameliyatı gerçekleştiren genel cerrahi uzmanı Doç. Dr. Erol V. ve anestezi uzmanı Dr. Volkan K. hakkında, hastanın ölümünde ihmalleri olduğu gerekçesiyle "taksirle ölüme neden olma" suçundan 2 ila 6 yıl arasında hapis cezası talep etti. Bu olay, tıbbi prosedürlerdeki hassasiyetin ve hasta güvenliğinin önemini bir kez daha gözler önüne serdi.

Ameliyat Sırasındaki Komplikasyonlar ve Hukuki Süreç

12 Temmuz 2023 tarihinde yaşanan trajik olayda, 103 kilogram ağırlığındaki Rojin Elveren, kilo verme amacıyla tüp mide ameliyatına girdi. Ancak operasyon sırasında beklenmedik bir komplikasyon yaşandı ve hastanın kalbi durdu. Yapılan tüm müdahalelere rağmen Elveren kurtarılamadı. Soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, Elveren'in ameliyat öncesinde gerekli tüm tetkiklerin yapılmadığı ve hastanın durumu hakkında yeterli değerlendirmenin gerçekleştirilmediği belirtildi. Özellikle, hastanın kanama riskinin yüksek olmasına rağmen bu durumun etkin bir şekilde yönetilemediği vurgulandı.

Uzman Raporları ve Doktora Yönelik Suçlamalar

Olayla ilgili inceleme yapan Teftiş Kurulu Müfettişi tarafından atanan uzmanlar, hazırladıkları raporda kritik bulgulara yer verdi. Rapora göre, hastanın ameliyat öncesinde genel cerrahi, endokrinoloji ve metabolizma hastalıkları ile ruh sağlığı hastalıkları uzmanlarınca düzenlenmesi gereken raporların eksik olduğu tespit edildi. Adli Tıp 8. İhtisas Kurulu'nun mütalaasında ise, Elveren'in tüp mide ameliyatı sırasında meydana gelen büyük damar yaralanmaları sonucu hemorajik şoka bağlı olarak vefat ettiği belirtildi. Kurul, kanamanın ameliyatın başında gerçekleştiğini ve bu durum karşısında acilen bir kalp ve damar cerrahının çağrılması gerektiğini, ancak ameliyata devam edildiğini vurguladı. Bu durum, Doç. Dr. Erol V. ve Dr. Volkan K.'nin tıbbi müdahalelerinin uygun olmadığı yönünde kanaat oluşturdu.

Sanık doktorlar ise savunmalarında üzerlerine atılı suçlamaları reddettiler. Ancak savcılık, elde edilen deliller ve uzman raporları ışığında, iki doktorun da kusurlu olduğuna hükmederek hukuki süreci başlattı. Bu tür hassas tıbbi müdahalelerde, hasta güvenliğinin en üst düzeyde tutulması ve olası risklere karşı her türlü tedbirin alınması büyük önem taşıyor.

Doktorların Geçmiş Soruşturmalarla Bağlantısı

Yapılan incelemelerde, sanık doktorların geçmişte de benzer soruşturmalarla karşı karşıya kaldığı ortaya çıktı. Dr. Volkan K.'nin daha önce "Yenidoğan Çetesi" davasında sanık olarak yer aldığı ve Doç. Dr. Erol V.'nin de aynı iddianamede adının geçtiği öğrenildi. Ayrıca, Doç. Dr. Erol V.'nin hekimlik belgesinin iptal edilmesine rağmen, 2023 yılında İstanbul'da başka bir tüp mide ameliyatı sonrası hayatını kaybeden Semanur Aydın (23) vakasıyla ilgili olarak da tutuklu bulunduğu belirtildi. Bu durum, doktorların mesleki geçmişleri ve karıştıkları olayların ciddiyetini artırıyor.

Olayın yaşandığı hastanenin ise "Yenidoğan çetesi" soruşturması kapsamında daha önce kapatıldığı bilgisi de dikkat çekici. Soruşturma sürecinde hastane yöneticilerinin telefon görüşmelerinin incelenmesiyle olayın ortaya çıktığı öğrenildi. Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı, bu kapsamda 7 şüpheli hakkında "Suç Delillerini Yok Etme Gizleme veya Değiştirme", "İhmali Davranışla Kasten Adam Öldürme" ve "Resmi Belgede Sahtecilik" gibi suçlardan 20 yıldan 37 yıla kadar hapis cezası istemiyle fezleke hazırladı.

Tıbbi Hataların Toplumsal Etkisi ve Önleyici Tedbirler

Tüp mide ameliyatları, günümüzde Gundem'de sıkça yer alan ve obezite tedavisinde önemli bir seçenek olarak görülen prosedürlerdir. Ancak bu tür ameliyatlar, her cerrahi müdahalede olduğu gibi belirli riskler taşımaktadır. Rojin Elveren'in trajik ölümü, tıbbi hataların potansiyel sonuçlarının ne kadar ağır olabileceğini bir kez daha hatırlattı. Bu tür olayların tekrar yaşanmaması için, hastanelerin denetimlerinin sıkılaştırılması, doktorların yeterliliklerinin sürekli olarak değerlendirilmesi ve hasta haklarının korunması büyük önem taşıyor.

Bu dava, aynı zamanda sağlık sektöründeki şeffaflık ve hesap verebilirlik mekanizmalarının ne kadar kritik olduğunu da ortaya koyuyor. Benzer durumların yaşanmaması adına, hasta mağduriyetlerinin giderilmesi ve sorumluların adalete teslim edilmesi, toplumsal vicdanın rahatlaması açısından elzemdir. Bu tür olayların, gelecekteki futbol haberleri gibi günlük gündem maddeleri arasında kaybolmayıp, sağlık sisteminin iyileştirilmesi için birer dönüm noktası olması umuluyor.

Editör Notu: Bu haber, tüp mide ameliyatı sonrası yaşanan bir ölüm vakası üzerinden, tıbbi prosedürlerdeki ihmallerin hukuki sonuçlarını ve sağlık sektöründeki denetim mekanizmalarının önemini vurgulamaktadır.