Türkiye Otoyol Gelişiminde Avrupa'da Zirvede
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 9. Ulusal Asfalt Sempozyumu'nda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin karayolu altyapısındaki büyük atılımlarını ve geleceğe yönelik hedeflerini paylaştı. Uraloğlu, pandeminin zorlu günlerinin ardından toplanan sempozyumun bu yıl "Hedef Net Sıfır Emisyon: Sürdürülebilir ve Dirençli Asfalt Yollar" temasıyla düzenlendiğini belirtti.
Yolun Medeniyetle İlişkisi Vurgulandı
Bakan Uraloğlu, yolların sadece ulaşım ağları olmadığını, aynı zamanda birer medeniyet göstergesi olduğunu ifade etti. Ankara Keçiören'den bir örnek vererek, halkın hafızasında yer etmiş "Asfalt" ve "Şose" gibi isimlerin, resmi değişikliklere rağmen yaşamdaki yerini koruduğunu anlattı. Bu durumun, yolun konforu ve erişilebilirliğinin halk nezdinde ne kadar önemli olduğunu gösterdiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Yol Medeniyettir" sözüne atıfta bulunan Uraloğlu, günümüzde artık hayal edilen değil, iklim dostu, uzun ömürlü ve geri dönüştürülebilir asfaltların üretildiğini kaydetti.
Karayollarına Yapılan Devasa Yatırımlar
Son 23 yılda Türkiye'nin ulaşım ve iletişim altyapısına yaklaşık 300 milyar dolarlık yatırım yapıldığını açıklayan Bakan Uraloğlu, bunun önemli bir kısmının, yani 180 milyar doların karayollarına harcandığını belirtti. Bu yatırımların somut sonuçlarını rakamlarla ortaya koydu. 2002 yılında 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunun 30 bin 314 kilometreye çıkarıldığı bilgisini paylaştı. Benzer şekilde, 8 bin 591 kilometreden 32 bin 708 kilometreye ulaşan Bitümlü Sıcak Karışımlı yol ağı, 50 kilometreden 838 kilometreye çıkan tünel uzunluğu ve 311 kilometreden 831 kilometreye yükselen köprü ile viyadük uzunlukları dikkat çekici.
Otoyol Uzunluğunda Avrupa'da Önemli Bir Konum
Türkiye'nin otoyol uzunluğunun 1.714 kilometreden 3.796 kilometreye ulaştığını belirten Uraloğlu, Avrupa Birliği ülkeleriyle karşılaştırıldığında Türkiye'nin otoyol uzunluğunda 6. sırada yer aldığını söyledi. Ancak, en dikkat çekici nokta, son 10 yıldaki otoyol artış hızında Türkiye'nin Avrupa birincisi olmasıdır. Bu başarıyı sürdürmeyi hedefleyen Bakanlık, 2028 yılı sonuna kadar bölünmüş yol uzunluğunu 31 bin 250 kilometreye, otoyol uzunluğunu ise 4 bin 330 kilometreye çıkarmayı planlıyor.
Sürdürülebilir ve Çevre Dostu Asfalt Teknolojileri
Bakan Uraloğlu, küresel düzeyde asfalt teknolojilerine ve hızlı uygulama yöntemlerine verilen önemin altını çizdi. Japonya, ABD ve Avrupa ülkelerinin de kesintisiz ve güvenli yol altyapısının ekonomik rekabet gücü için önemini kavrayarak bu alanlara büyük bütçeler ayırdığını belirtti. Türkiye'nin de bu doğrultuda ilerlediğini vurgulayan Uraloğlu, özellikle yol ömürlerini uzatan, bakım maliyetlerini düşüren ve çevresel etkiyi azaltan teknolojilere odaklanıldığını söyledi. Kalıcı deformasyonlara karşı dayanıklı Taş Mastik Asfalt kullanımı ve su bazlı astar emülsiyonları gibi yenilikçi yaklaşımların yaygınlaştırıldığı bilgisini paylaştı.
Geri Kazanılmış Asfalt ve Döngüsel Ekonomi
Asfalt üretiminde net sıfır karbon hedefine ulaşmak için döngüsel ekonomi ilkelerinin benimsendiğini ifade eden Uraloğlu, geri kazanılmış asfaltın alternatif hammadde olarak kullanımına yönelik mevzuat çalışmalarının hızlandırıldığını belirtti. Ayrıca, düşük emisyonlu yeni malzeme ve teknolojilerin geliştirilmesi için yeşil finansman araçlarının kullanımının teşvik edildiğini ekledi. Bu adımlarla, hem ekonomik verimliliğin artırılması hem de Türkiye'nin ulaşım altyapısının dayanıklılığının güçlendirilmesi hedefleniyor.
Sıfır Emisyon Hedefi ve Enerji Verimliliği
2053 Net Sıfır Emisyon hedefi doğrultusunda, asfalt üretim ve uygulamalarında enerji verimliliğini artıracak enerji yönetim sistemlerinin yaygınlaştırıldığını belirten Uraloğlu, özellikle enerji tasarrufu sağlayan ve emisyonları azaltan ılık karışım teknolojisinin desteklendiğini söyledi. Üretim tesislerinde akıllı enerji yönetimi ve otomasyon gibi düşük karbonlu üretim tekniklerinin teşvik edildiğini vurguladı. Uraloğlu, sürdürülebilir ulaşımın sadece çevresel bir zorunluluk değil, aynı zamanda teknolojik yenilikler ve ekonomik verimlilik açısından da büyük bir fırsat olduğunu dile getirdi. Türkiye'nin altyapı yatırımlarındaki başarısını sürdürülebilir ve iklim dostu ulaşım alanında da göstereceğine inandığını sözlerine ekledi.