Türkiye UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listelerinde Zirveye Koşuyor
Türkiye UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listelerinde Zirveye Koşuyor
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye'nin UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listeleri'nde kayda alınan öğe sayısını 32'ye çıkardığını duyurdu. Bu başarıyla Türkiye, sözleşmeye taraf olan ülkeler arasında ikinci sırada yer alarak önemli bir konuma ulaştı. Bakan Ersoy, bu tablonun oluşmasında en büyük payın, kültürel mirası yaşatan usta ve sanatçılara ait olduğunu vurguladı. Zira, somut olmayan kültürel mirasın temelini insan unsuru oluşturmaktadır.
Yaşayan Miras Taşıyıcılarına Destek Sürüyor
Bakan Ersoy, somut olmayan kültürel miras alanında faaliyet gösteren sanatçıların desteklenmesi amacıyla hayata geçirilen "Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı Kartı" uygulaması hakkında da bilgi verdi. Bu kart sistemine göre, şu ana kadar 7.036 sanatçı kültürel miras taşıyıcısı olarak kayıtlara geçti. Bu destekler, geleneksel sanatların ve el sanatlarının gelecek nesillere aktarılmasını güvence altına almayı hedefliyor.
Ulusal Envanterde 102 Miras Taşıyıcısı Bulunuyor
Somut olmayan kültürel mirasın en yetkin temsilcilerinin yer aldığı "Yaşayan İnsan Hazineleri Ulusal Envanteri" hakkında da açıklamalarda bulunan Bakan Ersoy, bu envanterde Türkiye genelinden 100 kültürel miras taşıyıcısı ile 2 kurumun bulunduğunu belirtti. Bu sistemin, kuşaktan kuşağa aktarılan bilgi ve becerilerin korunması açısından büyük bir öneme sahip olduğu ifade edildi. Bu miras taşıyıcıları, adeta yaşayan birer kültür elçisi konumundadır.
Yaşayan Miras Okulu İle Eğitim Yaygınlaşıyor
Somut olmayan kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılmasında eğitimin rolüne dikkat çeken Bakan Ersoy, geçtiğimiz günlerde 15 Temmuz Demokrasi Müzesi'nde açılan Yaşayan Miras Okulu'nu hatırlattı. Bu okulun temel amacı, geleneksel sanatlar ve zanaatların uygulamalı olarak öğretilmesi ve deneyimlenmesidir. Pilot uygulamanın ardından projenin, etnografya müzeleri başta olmak üzere Bakanlığa bağlı birçok mekâna yaygınlaştırılması planlanıyor.
Özellikle küçük yaşlardaki çocukların bu sanat dallarıyla erken yaşta tanışmasının altını çizen Ersoy, "Bu tür el sanatları, ancak deneyimleyerek tam anlamıyla kavranabilir. Yapması oldukça zorlu zanaatlar olsa da, aynı zamanda insana ruhsal bir dinginlik de katıyor," şeklinde konuştu. Bu tür projeler, genç nesillerin kültürel kökleriyle bağ kurmasını sağlıyor.
Ebru Sanatı: Sabır ve Zamanın Buluştuğu Nokta
Ziyaret sırasında ebru sanatı hakkında da bilgiler alan Bakan Ersoy, bir zanaatkâr olmanın uzun yıllar süren bir emek gerektirdiğini vurguladı. Özellikle ebru sanatında ustalaşmanın ortalama beş yıl alabildiğini belirten Ersoy, bu sanatların sadece bir üretim faaliyeti olmadığını, aynı zamanda zihinsel ve ruhsal bir huzur sağladığını ifade etti. Bakanlık olarak yaşayan mirasın korunması, görünür kılınması ve gelecek nesillere aktarılması yönündeki çalışmaların artarak devam edeceğini belirten Bakan Ersoy, kültürel miras taşıyıcılarının bu sürecin en önemli aktörleri olduğunu yineledi. Bu tür çalışmalar, Türkiye'nin kültürel zenginliğini Gundem haberlerinde de öne çıkarıyor.