Türkiye Yüzyılı Vizyonunda Erzincanlı İş İnsanlarının Rolü Vurgulandı

13.12.2025 By Hande Sevim Gundem

Türkiye Yüzyılı Vizyonunda Erzincanlı İş İnsanlarının Rolü Vurgulandı

Erzincanlı Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ERSİAD) tarafından düzenlenen "Türkiye Yüzyılında Erzincanlı İş İnsanlarının Misyonu" etkinliği, İstanbul'da yoğun katılımla gerçekleşti. Beyoğlu'ndaki bir otelde düzenlenen program, Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Etkinlikte, Türkiye'nin ekonomik ve toplumsal gelişimine dair önemli mesajlar verildi.

Ekonomik Büyüme ve Türkiye Yüzyılı Vizyonu

Programda konuşan Bilal Erdoğan, "Türkiye Yüzyılı" kavramını, Türkiye'nin 21. yüzyılda küresel alanda daha güçlü bir konuma gelme ve dünyaya damga vurma iddiası olarak tanımladı. Türkiye'nin 25 yıl önceki ekonomik durumunu hatırlatan Erdoğan, o dönemde 67-68 milyon nüfusa ve 200 milyar dolar milli gelire sahip olunduğunu belirtti. Gelinen noktada ise 86 milyonluk nüfus ve 1,5 trilyon dolarlık milli gelir ile yedi kattan fazla bir büyüme kaydedildiğini vurguladı. Bu büyüme ivmesinin, kişi başına düşen milli geliri 3 bin dolardan 18 bin dolara yükselttiğini ekledi.

Erdoğan, Türkiye'nin satın alma gücü paritesine göre milli gelir sıralamasında bu yıl sonunda 11. sıraya yerleşeceğini dile getirdi. Bu başarının arkasında Cumhurbaşkanı'nın dirayetli ve kararlı liderliği olduğunu söyledi. Ekonomik gücün artmasıyla Türkiye'nin uluslararası sistemdeki etkinliğinin de yükseldiğini ifade etti. 1999-2000 yıllarında sadece 200 milyar dolar olan ekonominin, bugün sadece ihracatla 270 milyar doları aştığını, buna hizmet ihracatı ve turizm gelirlerinin de eklendiğini belirtti. Bu rakamların, Türkiye'nin üretim kapasitesine karşılık bulabildiğini gösterdiğini söyledi.

Siyasi Tesir ve İç Huzursuzluklar

Bilal Erdoğan, ekonomik imkanların artmasıyla birlikte siyasetin dünyadaki etkisinin de güçlendiğini söyledi. Ancak bu gelişmenin tam anlamıyla milli bir duyguyla karşılanmadığını belirtti. Hala FETÖ benzeri yapılanmaların sosyal medya üzerinden kamuoyunu karıştırmaya çalıştığını ve yalan haberler yayabildiğini üzülerek dile getirdi. Bu tür grupların hain olduğunun açıkça bilinmesine rağmen, onların haberlerine itimat eden ve yayan kişilerin varlığına dikkat çekti. Bu durumun, gündemin vatan hainleri tarafından belirlenmesine izin verildiği anlamına geldiğini belirtti.

Erdoğan, Türkiye'nin gündeminin "Birlik halinde bu 20 yıllık büyüme serüvenini bir 20 yıl daha sürdüreceğiz" şeklinde olması gerektiğini savundu. 1,5 trilyon dolarlık ekonominin 3 trilyon dolara ulaşması gerektiğini vurguladı. Geride kalan 23 yılda, parti kapatma davaları, küresel finansal krizler, darbe girişimleri, depremler ve pandemi gibi zorluklara rağmen ortalama yüzde 5,4 büyüme kaydedildiğini hatırlattı. Dünya ortalaması olan yüzde 3,3'ün üzerinde bir büyüme performansına işaret etti. Bu olumsuzluklar yaşanmasaydı, ekonominin 2,5 trilyon dolara ulaşabileceğini iddia etti.

Küresel Etki ve Birlik Mesajı

Erdoğan, Türkiye'nin küresel ölçekte ilk beş ekonomi arasına girebilecek potansiyele sahip olduğunu belirtti. Ancak bu hedefe ulaşmak için perspektifi genişletmek ve birlik duygusunu güçlendirmek gerektiğini söyledi. Cumhurbaşkanı'na yönelik eleştirilere karşı daha güçlü bir duruş sergilenmesi gerektiğini savundu. Bu ülkeye hizmet etmiş ve ülkeyi bugünkü seviyeye getirmiş liderin arkasında durulmasının, ülkeyi daha da güçlü kılacağını ifade etti. Eğer Cumhurbaşkanı daha güçlü destek bulsaydı, İsrail'in soykırım yapamayacağını iddia etti. İç fitneler ve hainlere verilen primler nedeniyle Cumhurbaşkanı'nın ve ülkenin gücünün azaldığını, ancak geç olmadan birliğin sağlanmasıyla bu durumun değişeceğini söyledi.

Gençlerde kolay yoldan zengin olma eğiliminin arttığına dikkat çeken Erdoğan, bu durumun toplumu bozduğunu belirtti. Okul ziyaretlerinde bu gözlemi edindiğini dile getirdi. Türkiye'de doğurganlık hızının 2,1 olan ideal seviyenin altına düşerek 1,5'in altına indiğini söyledi. Bu durumun, Türkiye'nin hızla yaşlanması ve 2100 yılında nüfusun 50 milyonun altına düşmesi anlamına geldiğini belirtti. Bu kadar az bir nüfusla küresel ölçekte etkin olmanın zor olacağını vurguladı. "Türkiye Yüzyılı"nın sadece ekonomik veya uluslararası ilişkiler meselesi olmadığını, aynı zamanda bir insanlık meselesi olduğunu ifade etti. Dünyada insana daha çok değer veren, insanı merkeze alan bir paradigmanın başka bir toplumsal oluşum tarafından sunulamayacağını savundu.

Erzincan'ın Potansiyeli ve İş Dünyasının Katkısı

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu, Türkiye Yüzyılı vizyonunun güçlü bir devlet perspektifi sunduğunu belirtti. Bu vizyonun, kamu ve özel sektör için ekonomik, teknolojik, bilim, kültür ve turizm alanlarında bir yol haritası çizdiğini söyledi. Erzincan'ın tarihi derinliği, kültürel dokusu, doğası ve girişimci insan kaynağı ile Türkiye Yüzyılı'nın önemli şehirlerinden biri olmaya aday olduğunu vurguladı.

Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Çetin Ali Dönmez, gençlerin inovasyon ve AR-GE'nin önemine değindi. Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu ise Erzincan'ın en büyük zenginliğinin toprakları değil, insanı olduğunu belirtti. İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Gündüz, Erzincanlıların dayanışma örneği sergilediğini söyledi. Üretime ve istihdama katkı sağlayan iş insanlarının değerini vurguladı.

ERSİAD Başkanı Saim Bahadır, dernek üyelerinin sanayiden hizmet sektörüne, teknolojiden dış ticarete kadar geniş bir alanda faaliyet gösterdiğini aktardı. Kurulan işletmelerin on binlerce kişiye istihdam sağladığını ve ülke ekonomisine önemli katma değer yarattığını söyledi. Erzincanlı iş insanlarının dünyaya açıldığını ve dayanışmayı büyüterek yeni yatırımlara öncelik verdiklerini belirtti. Bahadır, ülkeye ve millete yakışır şekilde çalışmaya ve üretmeye devam edeceklerini ifade etti.

Programa katılanlar arasında AK Parti MKYK Üyesi ve eski futbolcu Mesut Özil, yargı mensupları, valiler ve farklı sektörlerin temsilcileri yer aldı. Etkinlik, Türkiye'nin geleceğine dair umut dolu mesajlarla sona erdi.

Editör Notu: Bu haber, Türkiye'nin ekonomik büyüme potansiyeli ve "Türkiye Yüzyılı" vizyonu çerçevesinde Erzincanlı iş insanlarının rolünü ve toplumsal birlikteliğin önemini vurgulamaktadır.