Türkiye'nin Un İhracatında Suriye Öne Çıktı: Yüzde 110 Artışla Yeni Pazar Lideri
Türkiye'nin Un İhracatında Suriye Öne Çıktı: Yüzde 110 Artışla Yeni Pazar Lideri
Türkiye, un üretimindeki küresel liderliğini sürdürürken, ihracat pazarlarında önemli bir değişim yaşanıyor. Yıllık 32 milyon tonluk üretim kapasitesiyle 15 milyon ton un üreten ülke, Gündemdeki gelişmeleri yakından takip ediyor. Küresel un ticaretinden %23 pay alarak 10 yıldır zirvedeki yerini koruyan Türkiye, en büyük pazarı olan Irak'taki daralmaya karşın Suriye'ye yaptığı un ihracatında rekor bir artış kaydetti. Bu durum, sektörde yeni dinamiklerin oluşmasına neden oldu.
Irak Pazarındaki Daralma ve Suriye'deki Yükseliş
Un ihracatının önceki yıllarda 3 milyon tonu aştığını belirten sektör temsilcileri, 2025 yılında zirai don, kuraklık ve buğday ithalatına getirilen düzenlemeler nedeniyle bu rakamın 2,4 milyon tona gerilediğini ifade etti. Özellikle Türkiye'nin uzun yıllardır ilk sırada yer alan pazarı Irak'ta ciddi bir düşüş gözlemlendi. 2024'te 920 bin ton un gönderilen Irak'a, bu rakam 360 bin tona kadar indi. Bu daralma, sektörde endişelere yol açarken, alternatif pazarların önemi daha da arttı.
Bu olumsuz tabloya karşın, Suriye'ye yönelik un ihracatında dikkat çekici bir ivme yakalandı. Geçtiğimiz yıl, bir önceki yıla göre %110'luk bir artışla Suriye'ye yapılan un ihracatı 650 bin tona ulaştı. Aylık 20-30 bin ton seviyesinde seyreden ihracatın, 60-70 bin tonlara yükselmesi, Suriye'nin Türkiye için yeni bir stratejik pazar haline geldiğini gösteriyor. Sadece ocak ayında 52 bin ton unun ihraç edilmesi, bu yükselişin devamlılığına işaret ediyor.
Türkiye'nin Gıda Sektöründeki Konumu ve Gelecek Beklentileri
Türkiye, un ihracatında Irak'ın yerini Suriye'ye bırakmasıyla birlikte, gıda sektörünün genelinde de Suriye için önemli bir tedarikçi konumunda bulunuyor. Özellikle Türkiye'nin Güneydoğu bölgesindeki üreticiler, Suriye ile şehirlerarası ticarete benzer bir yoğunlukta ihracat gerçekleştiriyor. Bu durum, bölge ekonomisine de önemli katkılar sağlıyor. Sektör temsilcileri, önümüzdeki süreçte de Türkiye'nin Suriye için stratejik önemini koruyacağını vurguluyor. Bu gelişme, Türkiye'nin bölgesel gıda güvenliğine katkısını da artırıyor.
Öte yandan, geçen yıl yaşanan kuraklık ve düşük yağış rejimi nedeniyle buğday rekoltesinde yaşanan düşüşe rağmen, son dönemdeki yağışlar yeni sezon için umut veriyor. Buğday üretiminin bu yıl, 2025'e kıyasla en az %20 artarak 20 milyon tonun üzerine çıkması bekleniyor. Ocak ve şubat aylarındaki yağışlar sayesinde topraktaki nem oranının geçen seneye göre %30 daha yüksek olması, buğday üretiminin üç yıl önceki 22,5 milyon tonluk rekora yaklaşma potansiyelini ortaya koyuyor. Bu iyileşme, iç piyasanın yanı sıra ihracat için de olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Bu gelişmeler, Türkiye'nin tarım ve gıda sektöründeki gücünü ve adaptasyon yeteneğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Suriye'ye artan un ihracatı, sadece ticari bir başarı değil, aynı zamanda bölgesel istikrar ve insani yardımlaşma açısından da önemli bir anlam taşıyor. Bu durum, küresel tedarik zincirlerindeki değişimleri ve Türkiye'nin bu değişimlere ne kadar hızlı uyum sağlayabildiğini de gösteriyor. Türkiye'nin tarımsal ürün ihracatındaki çeşitliliği ve pazar bulma becerisi, ülkenin ekonomik geleceği için de umut verici bir tablo çiziyor.