Üzerine Koltuk Düşen Ebrar'ın Ölümünde 3 Sanığa Ağır Hapis Cezası Talebi

25.12.2025 By Hande Sevim Gundem

Üzerine Koltuk Düşen Ebrar'ın Ölümünde 3 Sanığa Ağır Hapis Cezası Talebi

İzmir'in Menderes ilçesinde, ev taşıma sırasında nakliye asansöründen düşen koltuğun altında kalarak hayatını kaybeden 10 yaşındaki Ebrar Aktaş'ın ölümüyle ilgili yürütülen soruşturma tamamlandı. Olay, 20 Eylül'de Cüneytbey Mahallesi'nde meydana geldi. Nakliye firması çalışanları ve yetkilileri hakkında hazırlanan iddianamede, sanıklar için 'bilinçli taksirle ölüme neden olma' suçundan 2 yıldan 9 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Davanın ilk duruşması 5 Ocak 2026'da görülecek.

Olayın Detayları ve Soruşturma Süreci

Talihsiz olay, bir evin taşınması sırasında yaşandı. H.Y.'ye ait evin nakliyesi esnasında kullanılan asansördeki koltuk, apartmanın bahçesinde oyun oynayan Ebrar Aktaş'ın üzerine düştü. Ağır yaralanan Aktaş, olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Menderes Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Bu acı olay, hem aileyi hem de kamuoyunu derinden üzdü.

Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında, nakliye firması çalışanı Suriye uyruklu A.H.M. ile firmanın yetkilileri Efecan Güngör ve Mustafa Güngör gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Güngör kardeşler tutuklanırken, A.H.M. ise serbest bırakıldı. Bu tutuklamalar, olayın ciddiyetini ve sorumluluğun belirlenmesi yönündeki adımları gösteriyordu.

İddianame Hazırlandı: Kusurlu Davranışlar Vurgulandı

Soruşturma sonunda hazırlanan iddianamede, olay günü yaşananlar ayrıntılı bir şekilde anlatıldı. İddianameye göre, Efecan Güngör ve Mustafa Güngör'ün babalarına ait firmada asansörlü ev taşıma hizmeti verdikleri ve A.H.M.'nin de bu işte işçi olarak çalıştığı belirtildi. Şüphelilerin, olay günü kurdukları asansör sisteminde gerekli güvenlik önlemlerini almadıkları vurgulandı. Efecan Güngör ve A.H.M.'nin 5. kattan koltuğu indirdiği sırada, Mustafa Güngör'ün ise aşağıda yüklemeyi beklediği sırada koltuğun Ebrar'ın üzerine düştüğü kaydedildi.

Sanıkların ifadeleri de iddianamede yer aldı. Mustafa Güngör, olay anında şiddetli bir rüzgar olduğunu ve bu durumun koltuğun dengesini bozarak düşmesine neden olduğunu savundu. Ayrıca, taşıma alanında kimsenin bulunmaması konusunda uyarılar yaptıklarını iddia etti. Efecan Güngör ise, gerekli kontrolleri yaptıklarını ve kaymayı önleyici tedbirler aldıklarını belirterek olayın kaza olduğunu ve kusurlarının bulunmadığını söyledi. A.H.M. de rüzgarın etkisiyle koltuğun devrildiği yönünde ifade verdi.

Bilirkişi Raporu: Tedbirsizlik ve Güvenlik Açıkları

İddianamede yer alan bilirkişi raporu, sanıkların savunmalarına karşılık önemli bulgular ortaya koydu. Raporda, taşınan koltuğun boyutlarına uygun bir yük taşıma platformunun kullanılmadığı belirtildi. Ayrıca, yük taşıma platformunun düzgün bir şekilde kurulmadığı ve hareket alanında insan bulunmaması için yeterli tedbirlerin alınmadığı vurgulandı. Geçişi engelleyici bariyerlerin kullanılmaması, iş güvenliği önlemlerinin yetersizliği ve yük asansörünün güvenli bir şekilde sabitlenmemesi gibi eksiklikler, kazanın ana nedenleri olarak sıralandı. Raporda, Mustafa Güngör ve Efecan Güngör'ün kusurunun ağır olduğu, A.H.M.'nin ise dikkatsizliğinin etkili olduğu belirtildi. Ebrar Aktaş'ın ise kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığı net bir dille ifade edildi.

Sanıklar Hakkında Ağır Hapis Cezası İstemi

Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda, nakliye firmasının yük asansörünün kurulumu ve sabitlenmesindeki kusurları, platformun yetersizliği ve güvenlik önlemlerinin alınmaması gibi nedenlerle sanıkların olası bir kazanın yaşanabileceğini öngörmelerine rağmen gerekli tedbirleri almadıkları sonucuna varıldı. Bu durum, sanıklar hakkında 'bilinçli taksirle ölüme neden olma' suçundan dava açılmasına yol açtı. Savcılık, sanıklar için 2 yıldan 9 yıla kadar hapis cezası talep etti. Bu talep, olayın vahametini ve adaletin yerini bulması yönündeki beklentiyi yansıtıyor.

Bu tür olayların tekrar yaşanmaması için super lig'deki spor kulüplerinin de sosyal sorumluluk projeleriyle benzer konularda farkındalık yaratması gerektiği düşünülüyor. Bu acı olay, iş güvenliği kurallarının her alanda titizlikle uygulanmasının hayati önem taşıdığını bir kez daha gözler önüne serdi. Olay, toplumun her kesiminde derin üzüntüye neden olurken, hukuki sürecin takip edilmesi bekleniyor. Bu tür ihmallerin sonuçları, en değerli varlığımız olan çocuklarımızın hayatına mal olabiliyor.

Editör Notu: Bu haber, bir çocuğun hayatını kaybettiği trajik bir olayın hukuki sürecini ve ihmal boyutunu detaylandırarak okuyucuya sunmaktadır. İş güvenliği konusundaki hassasiyetin önemini vurgulaması açısından dikkat çekicidir.