Uzun Süreli Yaşlı Bakım Sigortası İçin Çalışmalar Devam Ediyor
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Antalya'da HAK-İŞ tarafından düzenlenen Kayıt Dışı İstihdamla Mücadele Ev İşçileri Çalıştayı'nda önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Işıkhan, ev hizmetlerinde çalışan emekçilerin güncel durumunu değerlendirerek, bu alandaki sorunlara çözüm bulma çabalarını vurguladı. Ayrıca, gazetecilerin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'nü kutlayarak onlara çiçek takdim etti.
Emek ve Alın Terinin Değeri Vurgulandı
Konuşmasına, çalışmanın ve helal kazancın önemine değinerek başlayan Bakan Işıkhan, Türkiye'nin 2000'li yılların başından bu yana, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, halkın refahını ve haklarını koruma hedefiyle ilerlediğini belirtti. Geçen 24 yıl boyunca, geçmiş yönetimlerin ihmal ettiği alanlarda adaleti sağlamak için gece gündüz çalıştıklarını ifade etti. Bu süreçte Türkiye'yi sıfırdan en yüksek standartlara taşıdıklarını ve bu çalışmaların devam ettiğini sözlerine ekledi. Ekonomi ve çalışma hayatı politikalarıyla sosyal hayata huzur getirecek adımlar attıklarını, özellikle çalışma hayatındaki çözülemez görülen pek çok sorunu çözdüklerini kaydetti.
Kayıtlı İstihdamın Teşviki ve Kadın Güçlendirme
Bakan Işıkhan, hızla gelişen teknolojiye ve finansal sistemdeki dalgalanmalara uyum sağlayacak yeni hizmet modellerini hayata geçirdiklerini belirtti. İstihdamı artırırken, aynı zamanda nitelikli işgücünün yetiştirilmesine ve kayıtlı istihdamın teşvik edilmesine odaklandıklarını söyledi. Özellikle kadınlar ve gençlerin çalışma hayatında daha da güçlendirilmesi için politikalar geliştirdiklerini vurguladı. Yerli ve milli kalkınma mücadelesine katma değer üretecek bütüncül bir emek politikası güttüklerini ifade eden Işıkhan, kadın istihdamını artıracak yeni programlarla mevcut sorunlara çözüm bulmak için ciddi mesai harcadıklarının altını çizdi. Kadın istihdamının artışıyla ortaya çıkan esnek çalışma modellerine yönelik tedbirleri ve çağın şartlarına uygun çalışma hayatı dönüşümlerini gerçekleştirmeleri gerektiğinin farkında olduklarını belirtti. Bu bağlamda, çalıştayın ana temasını oluşturan ev hizmetlerinin de böyle bir değişim ve dönüşüme ihtiyaç duyan bir çalışma modeli olduğunu dile getirdi.
Ev Hizmetlerinin Yasal Statüsü ve Koruma Mekanizmaları
Bakan Işıkhan, ev hizmetlerinin, klasik işyeri anlayışından farklı olarak özel haneler içinde yürütüldüğü için kendine özgü bir istihdam alanı olduğunu açıkladı. Bu nedenle ev hizmetlerinde çalışanların 4857 sayılı İş Kanunu kapsamı dışında kaldığını belirtti. Temizlikten bakıma, çocuk ve yaşlı hizmetlerinden bahçe işlerine kadar geniş bir yelpazeyi kapsayan bu çalışma biçiminin, özellikle kadın emeğinin yoğun olduğu bir alan olduğunu ifade etti. İş ilişkisinin, İş Kanunu'na dayalı bir iş sözleşmesi yerine, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen hizmet sözleşmesiyle kurulduğunu söyledi. Bu durumun doğal bir sonucu olarak, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, iş güvencesi gibi İş Kanunu'ndan doğan haklardan yararlanılamadığını belirtti. Ancak, ev hizmetlerinin 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamı dışında olmasına rağmen, çalışanın tamamen korumasız olmadığına dikkat çekti. Türk Borçlar Kanunu'nun 417. maddesi uyarınca işverenin, iş sağlığı ve güvenliği için gerekli tüm önlemleri almakla yükümlü olduğunu hatırlattı. Vergi boyutunda ise önemli bir avantajın bulunduğunu, Gelir Vergisi Kanunu'nun 23. maddesi gereği, ev hizmetlerinde özel kişilerce çalıştırılanların ücretlerinin gelir vergisinden istisna edildiğini ekledi.
Kolay İşverenlik ve Dijitalleşme Adımları
Hayata geçirilen e-Devlet üzerinden başvuru imkanı sunan Kolay İşverenlik uygulamasının, ev hizmetleri alanında önemli bir kolaylık sağladığını vurgulayan Bakan Işıkhan, bu sistemin bürokratik işlemleri azalttığını, dijitalleşmeyi esas aldığını ve vatandaş odaklı bir yaklaşım sunduğunu belirtti. Ayda 10 gün ve daha fazla sigortalı çalıştıran ve daha önce işveren tescili bulunmayan gerçek kişilerin Kolay İşverenlik sistemine kolayca dahil olabildiğini aktardı. Ek 9 sigortalılığı ve Kolay İşverenlik uygulamalarıyla ev hizmetlerinde çalışanların korunmasına yönelik önemli adımlar atıldığını sözlerine ekledi. Kadınları işgücü piyasasında, sendikal örgütlenme hakkı, çalışma saatleri ve iş-aile uyumu gibi konularda güçlendirmeye büyük önem verdiklerini ifade etti.
Bakım Sigortası ve Uzun Süreli Yaşlı Bakımı
Bakan Işıkhan, sosyal hizmet hocası olarak özellikle çocuk, yaşlı ve hasta bakım işçileri ile ev işçilerinin ihtiyaçlarını ve sorunlarını yakından takip ettiğini belirtti. Akademisyenlik hayatı boyunca sağlık ve sosyal hizmet işkolundaki sendikalarla ve bakım hizmetleri konusunda çeşitli faaliyetlerde bulunduğunu aktardı. Evde bakım modelinin sosyal hizmetlerin çok önemli bir alanı olduğunu, bu perspektifle geliştirilmesinin hem sendikacılığa hem de örgütlenmeye önemli katkılar sağlayacağını söyledi. Uluslararası Çalışma Teşkilatı'nın (ILO) temel sosyal koruma ayaklarından biri olan Bakım Sigortası'nın, özellikle Uzun Süreli Yaşlı Bakım Sigortası'nın Türkiye'de hayata geçirilmesi için yoğun çalışmalar yürütüldüğünü duyurdu. Bu nedenle bakım alanında daha çok yetişmiş profesyonele ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. Sağlık riski taşımayan ve eğitim gerektirmeyen evde bakım dışındaki genel ev işlerinde de ülkede artan bir ihtiyaç söz konusu olduğunu belirtti.
Örgütlenmenin Gücü ve Gelecek Perspektifi
Bakan Işıkhan, örgütlenmenin çok yönlü bir bakış açısıyla ele alındığında hem hak arayışının gücünü hem de çalışma hayatının cazibesini artırdığını vurguladı. Evde çocuk bakımı, yaşlı bakımı ve hasta bakımı gibi alanlarda yürütülen örgütlenme mücadelesini son derece değerli bulduğunu ifade etti. Hak-İş çatısı altında Hizmet-İş ve Öz Sağlık-İş'in bu konuda önemli adımlar attığını belirterek, mücadeleye destek verenleri tebrik etti. HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan da sendikal çalışmalarda destek verenlere teşekkür ederek gazetecilerin gününü kutladı. Bu gelişmeler, Türkiye'de çalışma hayatının daha adil ve kapsayıcı bir yapıya kavuşması adına önemli adımların atıldığını göstermektedir. Özellikle yaşlı nüfusun artmasıyla birlikte önem kazanan uzun süreli bakım hizmetlerine yönelik sigorta sisteminin kurulması, hem bireylerin hem de toplumun geleceği açısından kritik bir öneme sahip.