Yalova'da 3 Polisi Şehit Eden DEAŞ'lı Teröristlere İlişkin Kan Donduran Detaylar Ortaya Çıktı

15.02.2026 By Fatih Öztürk Gundem

Yalova'da 3 Polisi Şehit Eden DEAŞ'lı Teröristlere İlişkin Kan Donduran Detaylar Ortaya Çıktı

Yalova'da 29 Aralık 2025 tarihinde yaşanan ve 3 kahraman polisin şehit düştüğü hain saldırının ardından, ölü ele geçirilen 6 DEAŞ mensubu teröristle ilgili şok edici bilgiler gün yüzüne çıktı. Bu teröristlerden 5'inin, saldırıdan kısa bir süre önce, 2024 yılında 'Silahlı terör örgütüne üye olma' suçlamasıyla gözaltına alınıp tutuklandığı, ancak mahkemece yapılan yargılama sonucunda, çatışmadan yalnızca 2 ay önce, Ekim 2025'te beraat ettikleri belirlendi. Bu durum, terörle mücadeledeki adımların ne kadar hassas ve dikkatli olması gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Aile İçi Kan Davası: DEAŞ'ın Karanlık Planları

Saldırıda hayatını kaybeden teröristlerin aile içi ilişkilerine dair ortaya çıkan bilgiler ise adeta kan dondurdu. Ölen teröristlerden kardeş olan dördünün, örgüte katılmayı reddeden diğer kardeşlerini ve babalarını 'tağut' ve 'kafir' olarak ilan ettiği anlaşıldı. Aile içinde yaşanan bu derin ayrışma, terör örgütlerinin nasıl insanları birbirine düşürdüğünün acı bir örneğini teşkil ediyor. Hatta bu durumun bir adım ötesine geçerek, babalarının öldürülmesi ve annelerinin ise örgüt tarafından uygun görülen biriyle evlendirilmesi gibi akıl almaz planlar yapıldığı iddia edildi.

Suikast Hazırlığı ve Hedefteki AK Parti İl Başkanı

Operasyon sırasında sağ olarak ele geçirilen kadın ve çocukların tahliyesinin ardından çıkan çatışmada etkisiz hale getirilen teröristlerin, sadece saldırı düzenlemekle kalmayıp, aynı zamanda AK Parti Yalova İl Başkanı Umut Güçlü'ye yönelik bir suikast hazırlığında oldukları da soruşturma kapsamında ortaya çıktı. Teröristlerin cep telefonlarında yapılan incelemelerde, kullandıkları mesajlaşma uygulaması üzerinden il başkanının evinin krokisini ve fotoğraflarını paylaştıkları, hatta bu evin krokisinde güvenlik kameralarını işaretleyerek, ormanlık alandan gizlice yaklaşıp evin arkasına geçerek hedefi etkisiz hale getirme planlarını detaylandırdıkları tespit edildi.

Susturuculu Silah Talebi ve Keşif Faaliyetleri

'Usutecik' kod adlı bir teröristle yapılan yazışmalarda, bir teröristin bölgede keşif yaptığı ve evin arkasından gizlice yaklaşılacak bir nokta belirlediği anlaşıldı. Bu kişi, aynı zamanda 'susturuculu bir uygun yollu dönme' temin etme talebinde bulunarak, suikast eyleminin ne kadar planlı ve hazırlıklı yapıldığını ortaya koydu. Bu detaylar, terör örgütlerinin ne denli organize ve acımasız olabildiğini çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor.

'Ahlak ve Sünnet' Adı Altında Örgütlenme

Soruşturma kapsamında hazırlanan 138 sayfalık iddianamede, DEAŞ terör örgütünün Türkiye'de 'Ahlak' ve 'Sünnet' adı altında legal görünümlü yapılanmalar oluşturarak taban kazanma ve eleman temini faaliyetleri yürüttüğü detaylandırıldı. Bu yapılanmaların, ders ve sohbet adı altında 'Savaşa hazırlık', 'Bireysel silahlanmanın önemi' gibi konularla örgütsel eğitim verdiği belirtildi. Hatta bu kapsamda, 24 ilde 97 dernek, kitabevi, mescit ve medrese gibi yapılar üzerinden faaliyet gösterdikleri saptandı. Bu tür yapılanmalar, terör örgütlerinin toplumsal zemin bulma çabalarının bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

İç İçe Geçmiş Suçlar ve Ağır Cezalar

İddianamede, Filiz S. dışındaki 17 şüphelinin 'DEAŞ terör örgütünün eylem ve faaliyetlerini benimseyip ideolojisi doğrultusunda hareket ettikleri' gerekçesiyle 'Silahlı terör örgütüne üye olma', 'Nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma', 'Üstsoydan akrabayı kasten öldürmeye teşebbüs' ve 'Ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma' gibi suçlardan 10'ar yıldan 40'ar yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi. Bu talep, terörle mücadelede kararlılığın ve suçların ciddiyetinin bir göstergesi olarak öne çıkıyor.

Beraat Kararlarına İtiraz Edildi

Yalova 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, aralarında polisleri şehit eden teröristlerin de bulunduğu 15 sanığın 'Silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan beraat etmesi dikkat çekti. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bu beraat kararlarına yaptığı itirazlar ise mahkemece kabul edilmedi. Bu durum, adalet sistemindeki süreçlerin karmaşıklığını ve terörle mücadelede karşılaşılan zorlukları bir kez daha gündeme getirdi.

Editör Notu: Bu haber, Yalova'da yaşanan ve 3 polisin şehit düştüğü DEAŞ saldırısının ardından ortaya çıkan, teröristlerin geçmişteki yargılamaları, aile içi çatışmaları ve suikast planları gibi derinlemesine bilgileri gün yüzüne çıkararak, terörün karanlık yüzünü ve toplumsal etkilerini detaylı bir şekilde ortaya koymaktadır.