Polis Memuru, Eşini ve İki Kızını Öldürmekten Ağırlaştırılmış Ömür Boyu Hapis Cezasına Çarptırıldı
Antalya'nın Kepez ilçesinde, polis memuru Muharrem Giyar'ın, eşi Fatma ve kızları Meral Ebrar ile Merve'yi silahla vurarak öldürmesiyle ilgili davada karar çıktı. Mahkeme, Giyar'ı üç kez ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çarptırdı. Olay, 12 Kasım 2025 tarihinde saat 17.00 sularında meydana gelmişti. Silah seslerini duyan komşuların ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda polis ekibi sevk edilmişti.
Sanık Giyar'dan Çarpıcı Savunmalar
Mahkemede savunmasını yapan sanık Muharrem Giyar, eşinin 10 yıldır psikolojik sorunlar yaşadığını ve bu durumun olayda etkili olduğunu öne sürdü. Eşinin kendisine ve çocuklarına yönelik asılsız suçlamalarda bulunduğunu ifade eden Giyar, olay günü eşinin uyku sorunu yaşadığını ve kendisini de uyutmadığını belirtti. Kendi çocuklarını cinsel yönden istismar ettiği yönündeki iddialar üzerine büyük bir bunalım yaşadığını dile getirdi.
Giyar, savunmasında evliliklerinin başlangıcındaki süreci de anlattı. Eşinin ailesinin isteği üzerine Antalya'ya yerleştiklerini, düğün masrafları konusunda yaşanan bir gerginliği ve sonrasında gelişen olayları aktardı. Eşinin hamilelik sürecinde dahi kendisini başkalarıyla ilişkilendirdiğini ve bu durumun evliliklerini olumsuz etkilediğini söyledi. İkinci çocuğunu istemediğini ancak eşinin erkekliğiyle ilgili hakaretlerde bulunduğunu da ekledi.
Olaydan bir gün önce eşini Akdeniz Üniversitesi hastanesine yatırmak istediklerini ancak eşinin dönüş yolunda kendisine araçla kaza yaptırdığını iddia eden Giyar, boğazının sıkıldığını ve ertesi gün evde de sürekli olarak yapmadığı eylemlerle suçlandığını savundu. Mahkeme heyetinin eşine şiddet uygulayıp uygulamadığı sorusuna ise "Eşime hiçbir şiddet uygulamadım. O genelde çocuklara şiddet uyguluyordu" yanıtını verdi.
Mahkemeden Ağırlaştırılmış Ömür Boyu Hapis Cezası
Sanık Muharrem Giyar, mahkemede suçlu olduğunu ve pişmanlık duyduğunu ifade etti. Ancak mahkeme heyeti, Giyar'ın savunmalarını ve dosyadaki delilleri değerlendirerek üç kez ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına hükmetti. Sanığın cezasında herhangi bir indirim uygulanmadı. Bu trajik olay, aile içi şiddet ve ruh sağlığı sorunlarının bireyler ve toplum üzerindeki yıkıcı etkilerini bir kez daha gözler önüne serdi. Bu tür olayların önüne geçmek için toplumsal farkındalığın artırılması ve gerekli destek mekanizmalarının güçlendirilmesi büyük önem taşıyor.
Yaşanan bu olay, Türkiye'deki gündem haberleri arasında yer alırken, şiddetin her türlüsüne karşı mücadele çağrılarını da beraberinde getirdi. Benzer trajedilerin yaşanmaması adına, bireylerin ruh sağlığına dikkat çekilmesi ve aile içi iletişimin güçlendirilmesi gerekmektedir. Bu tür davalar, adalet sisteminin işleyişi ve toplumsal vicdan açısından da önemli birer mihenk taşı oluşturmaktadır.