Uzmanlardan İran'da Rejim Değişikliği İhtimali ve Savaş Senaryoları Değerlendirmesi

Ankara'da uzmanlar, son dakika haberler arasında yer alan İran'daki potansiyel rejim değişikliği ve olası bir savaş senaryoları hakkında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Hazar Vural, Emekli Büyükelçi Uluç Özülker ve Emekli Amiral Cem Gürdeniz, bölgedeki mevcut durumu, dış müdahalelerin etkilerini ve İran'ın iç dinamiklerini analiz etti.

ABD'nin İran Politikası ve İç Direniş Faktörü

İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Hazar Vural, ABD'nin İran'daki rejimi değiştirme potansiyelini değerlendirirken, ABD'nin kendi çıkarlarıyla uyumlu yönetimlere öncelik verdiğini belirtti. Ancak İran'ın, devrimci kadroların etkisi altında kaldığını ve kendi yetiştirdiği kadrolarla varlığını sürdürdüğünü vurguladı. Bu durumun, rejimin ABD'ye uyumlu hale gelmesini zorlaştırdığına dikkat çekti. Vural, dışarıdan bir askeri müdahalenin, İran içinde "beka meselesi" olarak algılanıp direnişi artırabileceği uyarısında bulundu. Bu tür bir müdahalenin, iç kamuoyunu tekrar rejime karşı birleştirebileceği ve ülkeyi derin bir krize sürükleyebileceği öngörüsünde bulundu.

Vural, İran'ın ekonomik zorlukları ve geçmişteki protestoların yarattığı hoşnutsuzluk ortamını da hatırlatarak, dış müdahalenin bu durumu daha da kötüleştirebileceğini ifade etti. 47 yıllık ambargo ve yaptırımların İran ekonomisi üzerindeki ağır etkisinin göz ardı edilemeyeceğini belirtti. ABD'nin ara seçim yılında olmasının, bölgede maliyetli ve piyasaları sarsacak bir saldırının geniş çaplı tepkilere yol açabileceği ihtimalini de gündeme getirdi. Körfez'de küresel enerji nakliyatını olumsuz etkileyebilecek uzun vadeli bir kriz riskinin, ABD için dikkatli bir hesaplama gerektirdiğini ekledi.

Müzakereler ve Sınırlı Çözüm Arayışı

Emekli Büyükelçi Uluç Özülker, dönemin ABD Başkanı Trump'ın, devam eden müzakereleri sonuçsuz bırakarak ani bir askeri harekata girişmesinin pek olası görünmediğini savundu. Özülker, eğer müzakerelerdeki ilerleme gerçekse, her iki tarafın da ortak bir zeminde buluşmaya çalıştığına işaret etti. ABD'nin gündeme getirdiği 5 maddeden, rejim değişikliği gibi başlıkların görüşme dışı bırakıldığına dair işaretler olduğunu belirtti. Nükleer konu ve buna bağlı bazı küçük başlıkların öne çıktığına dair emareler olduğunu söyledi. Trump'ın ani bir şekilde İran'a saldırma adımının büyük bir çatışmayı tetikleyebileceğini ve bunun çok riskli bir tutum olacağını vurguladı. Trump'ın daha sınırlı bir politikaya yönelmiş olabileceğini düşündüğünü ifade eden Özülker, İran'ın büyük bir hata yapmadığı sürece önümüzdeki dönemde bir savaş çıkma ihtimalinin düşük olduğunu belirtti.

İran'ın Savunma Kapasitesi ve Stratejik Hazırlıkları

Emekli Amiral Cem Gürdeniz, ABD'nin İran'a yönelik Venezuela'ya uyguladığı stratejiye benzer bir yaklaşım sergilediğini gözlemlediğini ifade etti. Gürdeniz, "gambot diplomasisi" olarak adlandırdığı denizden baskı uygulama ve donanma varlığıyla güç gösterisi yapma yoluna gidildiğini belirtti. Yaptırımların İran ekonomisini zor durumda bıraktığını ve ülkenin para biriminin değersizleştirildiğini aktardı. Ancak 11 Şubat'taki İran İslam Cumhuriyeti Milli Günü kutlamalarına milyonlarca kişinin katılımının, İran'ın farklı bir pozisyonda olduğunu gösterdiğini söyledi. Gürdeniz, İran'ın artık çok daha hazırlıklı olduğunu ve Hürmüz Boğazı'nın kapatılması dahil her türlü askeri tehdide karşı direneceğini öngördüğünü dile getirdi.

Gürdeniz, ABD'nin İran'a saldırı düzenleyebileceğini ve başlangıçta zarar verebileceğini ancak İran'ın vereceği karşılığın daha güçlü olacağını düşündüğünü belirtti. Bu durumda ABD unsurlarının ciddi zarar görebileceği endişesini taşıdığını ifade etti. Gürdeniz, ABD ve İsrail'in baskı veya oldubitti ile İran'a saldırmaması temennisinde bulundu. Savaş durumunda İsrail'in hedeflerinin, İran'ın devrim muhafızları, nükleer yetenekleri ve balistik füze tesisleri olacağını öngördü. ABD'nin operasyona dahil olması halinde, hava gücünü doğrudan İran içine değil, uzaktan kumandalı sistemlerle zarar verme yönünde kullanabileceğini düşündüğünü belirtti. Uçak gemilerinden kalkacak uçakların menzillerinin yetersiz kalabileceğini ve F-18'ler gibi uçakların İran hava sahasında aktif kalma süresinin kısalabileceğini savundu. Bu nedenle Katar'da konuşlu KC-135 tanker uçaklarıyla desteklenmenin gerekeceğine dikkat çekti. Bu durum, bir olası gerilimde lojistik zorlukları da beraberinde getirebilir.

Olası Savaş Senaryolarında Lojistik Engeller

Emekli Amiral Cem Gürdeniz, olası bir savaş durumunda ABD'nin lojistik ve operasyonel zorluklarını detaylandırdı. İran'ın balistik füze menzillerinin, uçak gemilerini tehdit altında tuttuğunu belirtti. Bu durumun, uçak gemilerinden kalkan savaş uçaklarının operasyonel süresini önemli ölçüde kısalttığını ifade etti. Gürdeniz, bu açığı kapatmak amacıyla Katar'da konuşlu bulunan yaklaşık 16 adet KC-135 tanker uçağının kullanılacağını değerlendirdiğini söyledi. Bu durum, ABD'nin hava gücünü İran üzerinde etkili kılabilmesi için kritik bir öneme sahip.

Editör Notu: Bu haber, İran'daki olası rejim değişikliği ve bölgesel savaş risklerini, farklı uzman görüşleriyle derinlemesine ele alarak okuyucuya kapsamlı bir perspektif sunuyor.