Yabancılara Konut Satışları 9 Yılın En Düşük Seviyesinde
Yabancılara Konut Satışları 9 Yılın En Düşük Seviyesinde
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan güncel veriler, uluslararası yatırımcıların Türkiye'deki gayrimenkul piyasasına olan ilgisinde belirgin bir düşüş olduğunu ortaya koydu. 2012 ortasında yürürlüğe giren Mütekabiliyet Yasası ile ivme kazanan yabancı konut satışları, 2022'de 67 bin 490 adetle zirveye ulaştıktan sonra son üç yıldır kesintisiz bir gerileme eğilimi sergiliyor. Geçtiğimiz yıl toplamda 21 bin 534 konut yabancılara satıldı. Bu rakam, bir önceki yıla göre yüzde 9,4'lük bir azalış anlamına geliyor ve son dokuz yılın en düşük seviyesi olarak kayıtlara geçti. Bu düşüş, yabancıların toplam konut satışları içindeki payını da yüzde 1,3'e çekti. Bu oran, Mütekabiliyet Yasası'nın tam anlamıyla yürürlüğe girdiği 2013'ten bu yana kaydedilen en düşük paydır. Yabancıların en çok konut aldığı ay 2 bin 541 satışla Aralık olurken, en düşük satış ise 1440 adetle Nisan ayında gerçekleşti.
Yabancı Yatırımcıların Tercihlerinde Değişim
Uluslararası yatırımcılar arasında en çok konut edinenler listesinde Rusya vatandaşları başı çekiyor. Geçtiğimiz yıl 3 bin 649 konutla ilk sırayı alan Rusları, 1878 ile İranlılar, 1541 ile Ukraynalılar ve 1376 ile Almanlar takip etti. Bu ilk dörtlüyü 1292 konutla Iraklılar izledi. Azerbaycan, Kazakistan, Çin, Suudi Arabistan ve Afganistan vatandaşları da en çok konut alan ilk on ülke arasında yer almayı başardı. Bu durum, Türkiye'nin hala belirli coğrafyalardan yatırımcılar için cazip olduğunu gösterse de genel eğilimin düşüşte olduğunu vurguluyor. Benzer bir şekilde, İstanbul'un sofra tercihleri gibi yerel dinamiklerin yanı sıra, yabancı gayrimenkul taleplerindeki değişimler de dikkat çekiyor.
En Çok Konut Satılan İller ve Nedenleri
Yabancıların en yoğun ilgi gösterdiği şehirler arasında İstanbul, 7 bin 989 adetle ilk sırada yer aldı. Toplam yabancı satışlarının yüzde 37'si İstanbul'da gerçekleşti. İstanbul'u, 7 bin 118 konutla Antalya, 1800 konutla Mersin ve 769 konutla Ankara izledi. Yalova, Bursa, İzmir, Muğla, Sakarya ve Trabzon da yabancıların konut aldığı ilk on il arasında kendine yer buldu. Ancak bu popüler şehirlerde bile genel bir düşüş trendi gözlemleniyor. Bu düşüşün temel nedenleri arasında gayrimenkul fiyatlarındaki hızlı artışlar ve ikamet izni süreçlerinin yavaşlaması öne çıkıyor. Sektör temsilcileri, Türkiye'de konut yatırımının geri dönüş süresinin bazı bölgelerde 30 yıla kadar çıkmasının, uluslararası yatırımcıları Dubai, İspanya ve Yunanistan gibi daha hızlı geri dönüş sağlayan alternatif ülkelere yönelttiğini belirtiyor.
Sektörden Çözüm Önerileri ve Gelecek Beklentileri
Gayrimenkul Hizmet İhracatçıları Derneği (GİGDER) Yönetim Kurulu Başkanı Bayram Tekçe, yabancı yatırımcıları yeniden Türkiye'ye çekebilmek için ikamet izni süreçlerinin hızlandırılması gerektiğini vurguladı. Tekçe, "vatandaşlıktan önce oturum izninin sağlanması" ve "altın vize" gibi programların oluşturulmasının önemine dikkat çekti. Yatırımcıların banka hesabı açma ve abonelik alma gibi işlemlerinin kolaylaştırılmasını öneren Tekçe, gayrimenkul satışı yoluyla vatandaşlık verilmesi uygulamasının sonlandırılmasının kamuoyundaki olumsuz algıyı kıracağını belirtti. Gayrimenkul Pazarlama ve Satış Profesyonelleri Derneği (GAPAS) Başkanı Mustafa Kemal Şahin de benzer şekilde, yabancı yatırımcının "sermaye getiren ortak" olarak görülmesi gerektiğini ifade etti. Şahin, bölge ve ürün bazlı teşvikler, tek merkezden yürütülen süreçler ve sadeleştirilmiş tapu, vergi ve ikamet işlemleriyle Türkiye'nin yeniden "güvenli, öngörülebilir ve kazançlı ülke" olarak konumlandırılmasını savundu. Bu doğru politikalarla 2026 yılından itibaren yabancı yatırımcı ilgisinin artması bekleniyor. Bu durum, genel Gundem başlıklarına da yansıyacak bir gelişme olarak öne çıkıyor.
Yabancılara konut satışlarındaki bu düşüş, Türkiye'nin ekonomi ve gayrimenkul sektörü için önemli bir gösterge olarak kabul ediliyor. Sektör temsilcilerinin sunduğu çözüm önerileri ve geleceğe yönelik umutlu beklentiler, doğru politikalar uygulandığında bu ivmenin tekrar yukarı çevrilebileceği yönünde bir işaret veriyor. Özellikle uluslararası yatırımcılar için daha çekici ve kolaylaştırıcı adımların atılması, piyasanın canlanması açısından kritik önem taşıyor. Bu gelişmeleri yakından takip etmek, hem yerel hem de uluslararası emlak piyasası için önemli ipuçları sunacaktır.