İsrail ve Yunanistan Türkiye’nin F‑35 Alımına Karşı Baskı Toplamaya Devam Ediyor
Kim? Türkiye, Yunanistan ve İsrail; Ne? F‑35 savaş uçağı satışı; Nerede? Atina, Tel Aviv ve Ankara; Ne zaman? 7 Temmuz itibarıyla; Neden? Bölgesel güvenlik endişeleri; Nasıl? Diplomatik çabalar ve gizli girişimler.
Yunanistan’ın Açık İtirazı
Atina’da gerçekleştirilen Kathimerini haberine göre, Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias, Türkiye'nin F‑35 alımını tamamen reddetti. Dendias, “Türkiye, yeni nesil bir savaş uçağı için motor tedarikine de memnun değiliz” diyerek, Yunanistan’ın çıkarlarını koruma amacı taşıdığını vurguladı.
Yunanistan’ın bu tutumu, bölgesel ittifakların yeniden şekillenmesine yol açabilir. Van’da düzenlenen kültür festivali gibi etkinliklerde de ülke içi dayanışma temaları öne çıkıyor.
İsrail’in İki Yönlü Stratejisi
Tel Aviv’deki güvenlik kabinesinde, İsrail yetkilileri, ABD’nin F‑35’leri Türkiye’ye vermemesini sağlamak için gizli girişimler yürütüyor. Bir görüşmede, “Uçakların özellikleri düşürülmüş versiyonları bile Türkiye’ye satılabilir” ifadesi kullanıldı.
İsrail’in Kongre ile işbirliği yapma planı, Ankara ile Washington arasındaki anlaşmanın bozulmasına yönelik bir politik manevra olarak değerlendiriliyor. Aynı zamanda, İsrail Diaspora ve Antisemitizmle Mücadele Bakanı Amichai Chikli, Türkiye’nin doğrudan askeri saldırı senaryosunun “mümkün” olduğuna işaret etti.
ABD’nin Rolü ve Karşılıkları
ABD Başkanı Donald Trump, 7 Temmuz’da Türkiye’nin “askeri açıdan çok güçlü” olduğunu belirterek, F‑35’lerin Türkiye’ye verilmesinin önemini vurguladı. Trump, CAATSA yaptırımlarının kaldırılabileceğini de söz etti. Ancak, İsrail’in gizli girişimleri ABD’nin karar mekanizmalarını zorlayabilir.
Sonuç ve Gelecek Beklentileri
İsrail ve Yunanistan’ın ortak çabaları, Türkiye’nin F‑35 alım sürecini ciddi şekilde geciktirebilir. Bölgesel ittifakların yeniden dengelenmesi, NATO içindeki sinerjiyi etkileyebilir ve Türkiye’nin askeri modernizasyon stratejisini yeniden şekillendirebilir. Bu gelişmeler, Türkiye’nin savunma politikası ve bölgesel güvenlik ortamı üzerinde kalıcı izler bırakabilir.