İzmir Meslek Fabrikası'nda Yargıdan Nihai Karar: Tahliye Süreci Devam Edecek

24.03.2026 By Selin Acar Kultur-sanat

İzmir Meslek Fabrikası'nda Yargıdan Nihai Karar: Tahliye Süreci Devam Edecek

İzmir'de uzun süredir devam eden Meslek Fabrikası arazisi üzerindeki hukuki çekişmede önemli bir gelişme yaşandı. İzmir 5. İdare Mahkemesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin tahliye işleminin durdurulması yönündeki talebini ikinci kez reddederek, Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün haklılığını teyit etti. Bu karar, fabrikanın tahliye sürecinin yasal zeminde ilerlemesinin önünü açtı.

Vakıf Kayıtları ve Mevzuatın Rolü

Mahkeme, yapılan incelemelerde Halkapınar Mahallesi'ndeki eski Un Fabrikası'nın vakıf yoluyla edinildiğine dair belgelerin dosyada bulunduğunu belirtti. Tapu kayıtları, kadastro tutanakları ve arşiv belgeleri, söz konusu taşınmazın Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil edilmesi gerektiğini ortaya koydu. Bu durum, idari işlemlerin keyfi bir tercih değil, kanuni bir zorunluluk olduğunun altını çizdi.

Vakıflar Genel Müdürlüğü, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, bu sürecin hukuki dayanaklarının güçlü olduğunu vurguladı. Taşınmazın vakıf niteliğinin, yalnızca inşa sürecine değil, aynı zamanda vakfa gelir sağlama potansiyeline ve bunun tapu ile arşiv kayıtlarıyla belgelenmesine bağlı olduğu belirtildi. Bu değerlendirmeler, mahkeme kararında da yer buldu.

Mahkemeden Açık Hukuka Aykırılık Şartı Vurgusu

İzmir 5. İdare Mahkemesi, 17 Mart 2026 tarihli kararında, bir işlemin durdurulabilmesi için gerekli olan "açık hukuka aykırılık" şartının somut olayda oluşmadığına hükmetti. Mahkeme, davacı idarenin Bayezid Baba Vakfı'nın hukuki statüsüne ilişkin iddialarının bu davanın konusu olmadığını, bu tür hususların ayrı bir mülkiyet davasında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Mevcut davanın yalnızca tahliye işlemine odaklandığı ve bu aşamada işlemin uygulanmasının durdurulmasını gerektirecek bir durumun söz konusu olmadığı kaydedildi.

Kararda ayrıca, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesi gereği, vakıf taşınmazlarının işgali durumunda tahliye işlemlerinin ilgili mülki idare amirliklerince gerçekleştirileceği hatırlatıldı. Buna göre, Konak Kaymakamlığı tarafından başlatılan tahliye işleminin mevzuata uygun olduğu sonucuna varıldı.

Hukuk Mahkemesi de Tedbir Talebini Reddetti

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin, yargılama süresince tahliyenin durdurulması için yaptığı ihtiyati tedbir talebi, İzmir 26. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından da reddedildi. Mahkeme, tahliyenin durdurulması talebinin tapu iptali ve mülkiyet davasının konusuyla doğrudan ilişkili olmadığını belirtti. İdari işlemlerin ancak idare mahkemelerinde durdurulabileceğini vurgulayan mahkeme, bu talebin hukuk mahkemesinde ihtiyati tedbir konusu yapılamayacağına karar verdi.

Bu iki farklı mahkemenin de benzer şekilde tahliye işleminin durdurulması taleplerini reddetmesi, hukuki sürecin nasıl ilerleyeceğine dair önemli bir gösterge oldu. Bu durum, sondakikahaberler açısından da dikkat çekici bir gelişme olarak kayıtlara geçti.

Kanuni Zorunluluk Vurgusu ve Geleceğe Yönelik Etkiler

Dosyada yapılan değerlendirmelerde, vakıf kültür varlıklarının korunmasının ve vakıf mülkiyetine kazandırılmasının idarenin takdirine bağlı olmadığına dikkat çekildi. Gundem'deki bu tür durumlarda, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun ilgili maddelerinin açıkça devri zorunlu kıldığı belirtildi. Bu düzenlemenin, idareye herhangi bir takdir alanı bırakmadığı vurgulandı.

İzmir Bölge İdare Mahkemesi'nin daha önceki yürütmeyi durdurma taleplerini reddetmesi ve son olarak idare ve hukuk mahkemelerinden çıkan bu kararlar, Meslek Fabrikası'na ilişkin tahliye sürecinin önünde hukuki bir engel kalmadığını gösteriyor. Mevzuat hükümleri çerçevesinde ve yargı denetimi altında ilerleyen bu süreç, bölgedeki benzer vakıf arazileriyle ilgili gelecekteki uygulamalar için de emsal teşkil edebilir. Bu durum, abd ve diğer ülkelerdeki benzer hukuki süreçler açısından da karşılaştırmalı analizlere olanak tanıyabilir.

Editör Notu: Bu haber, İzmir Meslek Fabrikası'ndaki tahliye sürecinin hukuki dayanaklarını ve mahkemelerin bu konudaki nihai kararlarını net bir şekilde ortaya koyarak, okuyucuyu hukuki sürecin işleyişi hakkında bilgilendirmektedir.