Antalya'da Kiracı ile Ev Sahibi Arasında 'Boş Evrak' Krizi: Mahkemeden Kesin Tahliye Kararı

Antalya'nın Muratpaşa ilçesinde yaşanan bir kira uyuşmazlığı, mahkemeden çıkan dikkat çekici bir kararla sonuçlandı. Bir ev sahibi, 2021 yılında 1.500 TL'ye kiraya verdiği dairesini, kiracısından aldığı iddia edilen imzalı boş bir tahliye taahhütnamesini gerekçe göstererek bir yıl sonra boşaltmak istedi. Ancak kiracı, imzanın kendisine ait olmadığını savunarak icra takibine itiraz etti. Bu durum, hukuki süreci tetikleyerek ev sahibi ile kiracı arasındaki anlaşmazlığı yargıya taşıdı.

Tahliye Taahhüdü ve İtiraz Süreci

Olayın başlangıcı, 20 Haziran 2021 tarihinde bir dairenin aylık 1.500 TL kira bedeliyle kiralanmasına dayanıyor. Ev sahibi, evi teslim ettikten kısa bir süre sonra kiracıdan imzalı boş bir evrak aldığını iddia etti. Bir yıl sonra, evin kira bedeli 3.000 TL'ye yükselmişken, ev sahibi bu belgeyi tahliye taahhüdü olarak kullanarak kiracıyı evden çıkarmak istedi. Kiracı ise bu belge üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını belirterek, başlatılan icra takibine yasal yollardan itiraz etti.

İlk Mahkeme Kararı ve Kiracının İstinaf Süreci

Uyuşmazlık mahkemeye taşındığında, ilk derece mahkemesi ev sahibini haklı buldu. Mahkeme, tahliye taahhütnamesindeki imzanın kiracıya ait olduğuna hükmederek, kiracının evi tahliye etmesine karar verdi. Bu karar, kiracının hem 940.87 TL yargılama gideri hem de 7.304 TL vekalet ücreti ödemesine hükmetti. Ancak kiracı bu karara razı olmayarak konuyu bir üst mahkemeye, yani istinaf mahkemesine taşıdı.

İstinaf Mahkemesi'nden Kesin Tahliye Hükmü

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, 2 Ocak 2026 tarihinde verdiği kararla ilk mahkemenin hükmünü onadı ve kiracının evi kesin olarak tahliye etmesi gerektiğine hükmetti. İstinaf mahkemesi, Antalya Genel İcra Dairesi'nin daha önceki kararının yerinde olduğunu belirtti. Mahkeme, taraflar arasındaki ilişkinin senetle ispat edilemeyeceği yönündeki argümanları reddetti. Bilirkişi incelemesinde imzaların doğru olduğu ve tahliye taahhütnamesindeki imzanın da kiracıya ait olduğu vurgulandı. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin kararlarına atıfta bulunularak, tahliye taahhüdünün sonradan doldurulduğu iddiasının dinlenemeyeceği belirtildi. Belgeyi imzalayan kişinin, boş kısımların nasıl doldurulacağını peşinen kabul etmiş sayılacağı ve bu sonuçlara katlanmak zorunda olduğu ifade edildi. Bu gerekçelerle, kiracıyı bağlayan tahliye taahhüdü nedeniyle yerel mahkemenin kararının doğru olduğu ve tahliyenin kesinleştiği vurgulandı.

'Boş Evrak' Uygulaması ve Hukuki Boyutu

Bu tür "boş evrak" uygulamaları, kiracı hakları açısından sıklıkla tartışılan bir konu olmaya devam ediyor. Avukat Gizem Gonce'nin de belirttiği gibi, Yargıtay'ın emsal kararları, bu tür taahhütnamelerin geçerliliği konusunda önemli bir çerçeve çiziyor. Eğer bir kiracı, tahliye taahhütnamesini imzalarken belgenin boş kısımlarının nasıl doldurulacağını kabul etmişse, sonradan bu belgeyi geçersiz kılmaya çalışması genellikle hukuken kabul görmüyor. Bu durum, kiracıların sözleşme yaparken belge içeriklerini dikkatle incelemeleri ve tüm maddeleri tam olarak anlamaları gerektiğinin altını çiziyor. Bu tür hukuki süreçler, güncel ekonomi gündeminde de yer bulmaya devam ediyor.

Editör Notu: Bu haber, kiracı ve ev sahibi arasındaki tahliye taahhüdü uyuşmazlıklarında 'boş evrak' uygulamalarının hukuki sonuçlarını ve istinaf mahkemesinin bu konudaki kesin kararını detaylı bir şekilde ortaya koymaktadır.