Milli Muharip Uçak KAAN'a Yerli Güç: Kritik Sistemlerde Geri Sayım Başladı

Türkiye'nin savunma sanayisindeki ilerlemesi, havacılık alanında da hız kazanarak devam ediyor. İHA'lardan savaş uçaklarına kadar geniş bir yelpazede yürütülen motor ve güç sistemleri çalışmaları, özellikle 5. nesil Milli Muharip Uçak KAAN projesinde somut başarılarla taçlanıyor. TRMOTOR firması, bu projede kilit rol oynayan yardımcı güç üniteleri (APU) ve hava türbinli başlatıcı (ATS) sistemlerinin yerli ve milli imkanlarla geliştirilmesinde önemli bir mesafe kat etti.

Savunma sanayisinin dışa bağımlılığını azaltma hedefiyle hareket eden TRMOTOR, gaz türbinli motor teknolojileri ve güç sistemleri alanında tasarım, geliştirme, üretim ve doğrulama kabiliyetlerini Türkiye'ye kazandırmayı amaçlıyor. Bu vizyon doğrultusunda, özellikle KAAN'ın operasyonel kabiliyetini artıracak sistemlerin geliştirilmesine odaklanılıyor. Şirket, küresel ölçekte rekabetçi bir oyuncu olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.

KAAN'ın Kalbi Yerli Üretimle Güçleniyor

TRMOTOR'un havacılık motorları alanındaki çalışmaları, 2021 yılında 5. nesil Milli Muharip Uçak KAAN için kritik öneme sahip Auxiliary Power Unit (APU) ve Air Turbine Starter (ATS) sistemlerinin tasarım ve geliştirme iş paketini üstlenmesiyle ivme kazandı. Bu adım, Türkiye'nin kendi savaş uçağının itki ve güç sistemlerinde yerlileşme oranını artırma yolunda atılmış stratejik bir hamle olarak değerlendiriliyor.

Şirket, KAAN'ın ana motorunun kavramsal tasarım kontratını 2022'de imzaladı. 2024 yılında ise KAAN'ın adeta "kalbi" niteliğindeki TF35000 motorunun geliştirilmesi amacıyla TEI ile bir konsorsiyum anlaşması imzalayarak bu alandaki iş birliğini pekiştirdi. Bu süreçte TRMOTOR, APU ve ATS çalışmalarını farklı platformlarla uyumlu hale getirecek yeni projeleri de hayata geçirdi.

Yerli APU Sistemleri İçin Geri Sayım Başladı

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii'nin (TUSAŞ) yayın organı GÖKVATAN dergisinde yer alan bilgilere göre, Türkiye'de ilk kez yerli ve milli imkanlarla geliştirilen APU-60 için entegrasyon çalışmalarının 2026 yılı içerisinde tamamlanması hedefleniyor. APU-60, uçak ana motorlarının çalıştırılmasından önce ihtiyaç duyulan enerjiyi sağlayarak iklimlendirme ve aviyonik sistemlerin devreye alınması gibi hayati görevleri üstlenecek.

Bu sistemin KAAN'a entegrasyonu, Türkiye'nin bu kritik teknolojideki kabiliyet havuzunu önemli ölçüde genişletecek. Test aşamaları devam eden APU-60'ın başarıyla entegre edilmesi, milli muharip uçağın operasyonel bağımsızlığını ve hazırlık süreçlerini hızlandıracak.

Yardımcı Güç Ünitelerinin Önemi

Yardımcı güç üniteleri (APU), hava platformları için vazgeçilmez bileşenlerdir. Ana motorlara kıyasla daha küçük bir gaz türbinli motor olan APU, ana motorlar çalışmadan önce platformun elektronik ve aviyonik sistemlerine gerekli enerjiyi sağlar. Bu sayede, yer ekipmanlarına olan bağımlılık azalır ve operasyonel esneklik artar.

APU tarafından üretilen basınçlı hava, Air Turbine Starter (ATS) sistemine aktarılır. ATS, bu havayı kullanarak türbini döndürür ve ana motorun milini çevirerek ilk hareketi verir. Bu süreç, motorun çalışması için gerekli başlangıç koşullarını oluşturur. Bu bütünleşik sistemler, operasyonel hazırlık sürelerini kısaltarak daha hızlı ve bağımsız görev icrasına olanak tanır.

Yeni Nesil APU Geliştirmeleri Sürüyor

TRMOTOR, APU-60'ın yanı sıra APU-40 adını verdiği yeni bir yardımcı güç ünitesi üzerinde de çalışmalarını sürdürüyor. Bu yeni modelin, hem sabit kanatlı uçaklara hem de döner kanatlı platformlara entegre edilmesi planlanıyor. Bu proje ile bir kritik ekipmanın daha yerlileştirilmesi hedefleniyor. APU-40 projesinde çekirdek motor entegrasyonu devam ederken, 2026 yılının ilk çeyreğinde test faaliyetlerine başlanması öngörülüyor.

Şirket, ana motorun çevresindeki alt sistemler olan elektrik-kontrol, yağlama, yakıt, ateşleme, aktivasyon, pnömatik ve dişli kutusu gibi yüksek hassasiyet gerektiren alanlarda da uzmanlığını sürekli olarak geliştiriyor. Bu kapsamlı yaklaşım, tüm sistemlerin bir bütün olarak uyum içinde çalışmasını sağlıyor.

"Beka Meselesi" Olarak Görülen Motor Teknolojileri

TRMOTOR Genel Müdürü Osman Saim Dinç, motor teknolojilerinin stratejik önemine vurgu yaparak, bu alandaki yerli çalışmalarını bir "beka meselesi" olarak değerlendirdiklerini belirtti. Dinç, motor teknolojilerinin sadece performans odaklı bir mühendislik konusu olmanın ötesinde, bağımsızlık, sürdürülebilirlik ve tedarik güvenliği açısından da kritik bir öneme sahip olduğunu ifade etti.

"Yerli motor çalışmalarını beka meselesi odağında değerlendiriyoruz," diyen Dinç, "Bu durum, itki ve güç sistemlerinde kendi kabiliyetini oluşturmanın stratejik önemini daha da görünür kılıyor. Projelerle birlikte Türkiye'nin yerli havacılık motorları teknolojilerinde katalizör etki oluşturacak bir kabiliyet kazanımı da gerçekleşmiş olacak. Bu bilinçle Türkiye’nin bağımsız savunma sanayisine katkı sunan bir sorumluluk bilinciyle disiplinler arası teknoloji odağında çalışmalarımızı sürdürüyoruz." ifadelerini kullandı.

Editör Notu: Bu haber, Türkiye'nin milli muharip uçak KAAN projesinde yerli motor teknolojilerindeki ilerlemesini ve bu alandaki stratejik önemini detaylı bir şekilde ortaya koymaktadır. Özellikle APU ve ATS gibi kritik sistemlerin yerlileştirilmesinin, ülkenin savunma sanayisindeki bağımsızlığını güçlendireceği vurgulanmaktadır.